Kronik inflamatuar demiyelinizan polinöropati tedavisi

Merhaba değerli Doktorunsesi okuyucuları, bugünkü yazımızda kronik inflamatuar demiyelinizan polinöropati (CIDP) tedavisine yer vereceğiz. 

Kronik inflamatuar demiyelinizan polinöropati (CIDP) tedavi seçimi

Tedavide bağışıklık sistemini baskılayan yani immünsüpresif ya da bağışıklık sisteminin aktivitelerini düzenleyen immünmodülatör tedaviler tercih edilir. Tedavi hastalığın şiddetine, muayene bulgularına, hastanın varsa diyabet hipertansiyon gibi eşlik eden hastalıklarına göre planlanır. Planlama açısından özellikle diyabet ve hipertansiyon son derece önemlidir. Doktor hastada mutlaka bu hastalıkları sorgular ve tedaviyi buna göre şekillendirir.

Kortikosteroidler

Kronik inflamatuar demiyelinizan polinöropati hastalığında hastanın tedaviden erken dönemde fayda görmesi oldukça önemlidir. Bu nedenle de kortikosteroidler önemli yere sahiptir. Kortikosteroidlerin etkisi 4 hafta civarında başlar. Bu süre diğer kullanılan ilaçlara göre oldukça erken bir dönemdir ancak kortikosteroidlerin ne yazık ki birçok olumsuz yan etkisi olabilir. Örneğin; kilo alma, tansiyonun yükselmesi, kan şekerinin yükselmesi, ödem, yüzde yuvarlaklaşma, aydede yüz hali, mide ve bağırsaklarda rahatsızlıklar, kemiklerde zayıflıklar gibi yan etkiler ortaya çıkabilir. Fakat bunlar CIDP hastalarını korkutmamalıdır. Hastalar iyi bir rejim, tuzdan uzak kalmak veya diyete dikkat etmekle yan etkilerin birçoğundan uzak kalabilir. Özellikle mide açısından mide koruyucu ve kemik açısından da kemik koruyucu destek tedaviler kortikosteroidlerle birlikte kullanıldığında yan etkileri belirgin olarak azaltabilmektedir. Hastanın diyabeti, hipertansiyonu yoksa veya kilosu çok belirgin değilse kortikosteroidler tedavide ilk sırada tercih edilen ilaçlardır. Bunun nedeni de etkinliklerinin çok iyi olması ve etkinin 4 hafta civarında başlamasıdır. Kortizon dozu hastanın kilosuna göre ayarlanır.

Azatiyoprin ve metotreksat

Tedavi planında ikinci sırada azatiyoprin veya metotreksat adı verilen ilaçlar yer alır. Bunlar da bağışıklık sistemini baskılayıcı ilaçlardır. Her ikisinin de belli başlı bazı yan etkileri vardır. Kan yapımını azaltabilir, kansızlığa neden olabilirler ancak kortizonlara göre göreceli olarak yan etkileri daha azdır. Bu nedenle tedavide bu ilaçlar da tercih edebilir. Fakat her iki ilacın da etkisinin başlama süresi yaklaşık 4 ay civarındadır. Bu süre oldukça uzundur. O yüzden bu ilaçlar tedavi planında ikinci sırada tercih edilir. Etkinlikleri ise kortikosteroidlerle hemen hemen benzerdir ancak sıklıkla kortizonla azatiyoprin veya metotreksat birlikte kullanılır. Buradaki amaç bir an önce kortizonlarla etki elde etme ve 5-6 aydan sonra diğer ilaçların yani azatiyoprin ve metotreksatın etkisi başlayınca kortikosteroidleri mümkün olduğunca azaltıp kesmektir. Böylelikle hasta uzun süre kortizon kullanımının olumsuz yan etkilerinden korunmuş olur.

Kronik inflamatuar demiyelinizan polinöropati tedavisinde diğer ajanlar

Bağışıklık sisteminin düzenlenmesini sağlayan diğer tedaviler ise intravenöz immunglobulin (IVIG), plazmaferez ya da rituksimab, ekulizumab gibi ilaçlardır. Bu ilaçlar bağışıklık sisteminin daha düzenli çalışmasını sağlarlar. IVIG veya plazmaferez hastalığın ilk başında 4 gün veya 5 gün süreyle uygulanır, sonrasında hastanın durumuna göre ayda 1 veya 2 kez devam eder.

Kronik inflamatuar demiyelinizan polinöropati (CIDP) tedavisinde hangi ilaç kullanılırsa kullanılsın ortalama tedavisi süresi yaklaşık 2 yıl civarındadır. Tedavi sürecinde hastaların var olan diğer hastalıklarının ve bu nedenle kullandığı diğer ilaçların kontrolü oldukça önemlidir. Kortizon kullanan hastaların tuzsuz ve olabildiğince az şekilde tatlı, şekerli yiyecekler tüketmeleri  gerekir.

İlginizi çekebilir: Gebelik ve Myastenia Gravis

Twitter’da bizi takip edin: @doktorunsesicom

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir